<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yan Sanayi &#8211; Otomobil News</title>
	<atom:link href="https://www.otomobilnews.com/category/yan-sanayi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.otomobilnews.com</link>
	<description>Otomobil Haber Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 18 Jan 2026 11:04:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>

<image>
	<url>https://www.otomobilnews.com/wp-content/uploads/2017/11/cropped-Başlıksız-16-32x32.jpg</url>
	<title>Yan Sanayi &#8211; Otomobil News</title>
	<link>https://www.otomobilnews.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Satış Sonrası Pazarı, Üretim ve İstihdamda İstikrarını Sürdürüyor</title>
		<link>https://www.otomobilnews.com/satis-sonrasi-pazari-uretim-ve-istihdamda-istikrarini-surduruyo/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[patron]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Jan 2026 11:04:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yan Sanayi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otomobilnews.com/?p=20401</guid>

					<description><![CDATA[Otomotiv satış sonrası pazarında yaşanan 2024 yılındaki durağan seyir, 2025’te de devam etti.&#160;&#160;2025 yılının son çeyreğinde de satış, ihracat ve istihdamda yatay seyrini sürdüren sektör, 2026 yılı için de temkinli yaklaşımını koruyor. Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği’nin (OSS) 2025 Yıl Sonu Sektörel Değerlendirme Anketi’ne göre; 2025’in son çeyreğinde,...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Otomotiv satış sonrası pazarında yaşanan 2024 yılındaki durağan seyir, 2025’te de devam etti.&nbsp;&nbsp;2025 yılının son çeyreğinde de satış, ihracat ve istihdamda yatay seyrini sürdüren sektör, 2026 yılı için de temkinli yaklaşımını koruyor. Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği’nin (OSS) 2025 Yıl Sonu Sektörel Değerlendirme Anketi’ne göre; 2025’in son çeyreğinde, 2024’ün aynı dönemine göre yurt içi satışlarda dolar bazında ortalama yüzde 3,94’lük düşüş yaşandı. Bir önceki ankette üretici üyelerin yüzde 33,3’ü yatırım planlarken, yeni ankette bu oran yüzde 25,6’ya geriledi. 2025 yılında gözlemlenen problemlerin başında ise “maliyetlerdeki aşırı artış” geldi. Ankete göre, “nakit akışında yaşanan problemler” ve “iş ve ciro kaybı” üyeler için önemli sorunlar arasında yer alıyor.&nbsp;</strong></p>



<p><strong>2025 yılının, otomotiv satış sonrası pazarı açısından küresel ve yerel ekonomik koşulların etkisinin hissedildiği bir yıl olduğunu söyleyen OSS Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özçete, “Ancak sektörün üretim, istihdam ve operasyonel sürekliliğini korumayı başardığı bir yıl olarak öne çıktı. Yılın ilk döneminde finansal koşullarda yaşanan sınırlı sıkılaşmaya rağmen, satış sonrası pazarı yıl genelinde dengeli bir performans sergileyerek güçlü bir kapanış yaptı. Üretim kapasitesinin korunması, istihdam seviyelerinin istikrarlı seyri ve talep tarafındaki süreklilik, sektörün finansal dayanıklılığını ortaya koydu. Bu yönüyle 2025 yılı, satış sonrası pazarı için bir ‘finansal güven ve dayanıklılık testi’ niteliği taşırken, sektör bu süreci başarıyla geride bıraktı” dedi.</strong></p>



<p>Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS), otomotiv satış sonrası pazarı özelinde 2025 yıl sonunu, üyelerinin katılımıyla düzenlediği bir anket çalışmasıyla değerlendirdi. OSS Derneğinin 2025 Yıl Sonu Sektörel Değerlendirme Anketi’ne göre; otomotiv satış sonrası pazarı 2025’in son çeyreğinde satışlarında gerileme yaşadı. Ankete göre; 2025’in son çeyreğinde, 2024 yılının son çeyreğine göre yurt içi satışlar dolar bazında ortalama yüzde 3,94 düşüş yaşadı. Bu dönemde dağıtıcı üyelerin satışlarında dolar bazında yüzde 1,71 artış görülürken, üretici üyelerde ise yüzde 9,87 düşüş gerçekleşti.&nbsp;<strong></strong></p>



<p><strong>Tahsilat süreçlerindeki olumsuz gidişat yavaşladı!&nbsp;</strong></p>



<p>Ankette, 2026 yılının ilk çeyreğiyle ilgili beklentilere de yer verildi. Buna göre sektörde 2026 yılının ilk çeyreğinde yurt içi satışlarda dolar bazında yüzde 0,5 oranında artış beklendiği gözlemlendi. 2024’te yüzde 45,1 olan tahsilat süreçlerinin 2025’te yüzde 43,5 seviyesine gerilediğini ifade eden OSS Derneği üyelerinden yüzde 13,8’i tahsilat sürecinin daha iyi hale geldiğini, 42,5’i ise daha kötüye gittiğini belirtti.&nbsp;</p>



<p><strong>2025’te 3 şirketten biri istihdamını artırdı!&nbsp;</strong></p>



<p>Ankete katılan üyelerin yüzde 31,3’ü 2025’te istihdamını bir önceki seneye göre artırdı. Üyelerin yüzde 37,5’i söz konusu dönemde istihdamını korudu. 2025’te istihdamının azaldığını belirten üye oranı ise yüzde 31,3 olarak gerçekleşti. Üretici üyelerde istihdam artış yaşanırken dağıtıcı üyelerde istihdamının azaldığını belirtenlerin oranı yüzde 29,3’te kaldı.&nbsp;</p>



<p><strong>2025’in en büyük problemi maliyetlerdeki aşırı artış!&nbsp;</strong></p>



<p>Sektördeki problemler anketin yine en dikkat çekici bölümlerinden birini oluşturdu. 2025’te üyelerin gözlemlediği problemlerin başında yüzde 81,3 ile “Maliyetlerdeki aşırı artış” gelirken, “Nakit akışında yaşanan problemler” yüzde 66,3 ile ikinci sırada yer aldı. Üyelerin yüzde 52,5’i ise “İş ve ciro kaybı”nı sektör için en büyük üçüncü sıkıntı olarak nitelendirdi. Ankete katılanların yüzde 43,8’i “Kargo maliyetleri ve teslimat problemleri”, yüzde 23,8’i “Gümrüklerde yaşanan problemleri”, yüzde 21,3’ü ise “İstihdamda yaşanan problemler”e işaret etti. Ayrıca katılımcıların yüzde 15’i mevzuat değişikliklerini önemli sorunlar arasında gösterdi.&nbsp;</p>



<p><strong>Üretici üyelerin yatırım iştahı kapandı!&nbsp;</strong></p>



<p>Anket ile birlikte sektörün yatırım planları da mercek altına alındı. Ankete göre önümüzdeki üç ayda yeni yatırım yapmayı düşünen üyelerin oranı yüzde 23,7 olarak gerçekleşti. Bir önceki ankette üretici üyelerin yüzde 33,3’ü yatırım planlarken, yeni ankette bu oran yüzde 25,6’ya geriledi. Dağıtıcı üyelerde ise bu oran yüzde 10,3’ten yüzde 22’ye yükseldi. Bir önceki ankete göre, sektörün önümüzdeki 3 ayda daha olumsuz bir seyir izleyeceğini öngören dağıtıcı üyelerin oranı yüzde 41’den yüzde 24,4’e, üreticilerin oranı ise yüzde 42,9’dan yüzde 25,6’ya geriledi.&nbsp;&nbsp;</p>



<p><strong>Üretim arttı ihracat geriledi!</strong></p>



<p>Üreticilerin 2025 yılında kapasite kullanım oranı ortalaması yüzde 72,56 olarak gerçekleşti. Bu oran 2024’te yüzde 78,15 idi. 2025’in son çeyreğinde üyelerin üretimi 2024’ün aynı çeyreğine göre yüzde 2,56 oranında arttı. 2025 yılının son çeyreğinde üyelerin ihracatı ise 2024 yılının son çeyreğine göre dolar bazında yüzde 4,23 düşüş gösterdi.&nbsp;</p>



<p><strong>Geçici finansal zorluklara rağmen satış sonrası pazarı üretim ve istihdamı korudu!</strong></p>



<p>Anket sonuçlarını değerlendiren&nbsp;<a>ve 2026 yılına ait değerlendirmelerde bulunan<strong>&nbsp;</strong></a><strong>OSS Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özçete</strong>,&nbsp;“2025 yılı, otomotiv satış sonrası pazarı açısından küresel ve yerel ekonomik koşulların etkisinin hissedildiği ancak sektörün üretim, istihdam ve operasyonel sürekliliğini korumayı başardığı bir yıl olarak öne çıktı. Yılın ilk döneminde finansal koşullarda yaşanan sınırlı sıkılaşmaya rağmen, satış sonrası pazarı yıl genelinde dengeli bir performans sergileyerek güçlü bir kapanış yaptı. Üretim kapasitesinin korunması, istihdam seviyelerinin istikrarlı seyri ve talep tarafındaki süreklilik, sektörün finansal dayanıklılığını ortaya koydu. Bu yönüyle 2025 yılı, satış sonrası pazarı için bir ‘finansal güven ve dayanıklılık testi’ niteliği taşırken, sektör bu süreci başarıyla geride bıraktı” dedi.&nbsp;</p>



<p><strong>Rekor iç pazar satış sonrası pazarının geleceğini güvence altına alıyor!</strong></p>



<p>Otomotiv satış sonrası pazarının dinamikleri önemli ölçüde değiştiğini ifade eden&nbsp;<strong>Ali Özçete</strong>, şöyle devam etti:<strong>“</strong>Son iki yıldır dövizde yaşanan görece stabilizasyon, yedek parça fiyatlarındaki artışı enflasyon oranının altında tuttu ancak aynı dönemde işçilik maliyetleri, gerek personel giderleri gerekse kira ve işletme maliyetleri nedeniyle enflasyonun oldukça üzerinde seyretti. Sektörde ilk kez işçilik maliyetlerinin yedek parça maliyetlerini geride bıraktığını görüyoruz. Bu tablo, hem hizmet sunan işletmeleri hem de nihai tüketiciyi doğrudan etkileyen bir maliyet baskısı yaratıyor. Öte yandan Türkiye’de araç parkının yaş ortalamasının yüksek olması, bakım ve yedek parça ihtiyacını canlı tutuyor; bu da uzun vadede satış sonrası pazarı için güçlü ve süreklilik arz eden bir talep zemini oluşturuyor. Bununla birlikte, son üç yıldır üst üste kırılan sıfır araç satış rekorları ve kişi başına düşen araç sayısındaki artış, araç sahipliğinin yaygınlaştığını ve satış sonrası pazarının önümüzdeki dönemde daha geniş bir müşteri tabanına hitap edeceğini ortaya koyuyor. Ayrıca 2024’te satılan yaklaşık 1,2 milyon aracın büyük bölümünün 2026 yılında garanti kapsamından çıkacak olması, satış sonrası pazarına olan bakım, onarım ve yedek parça talebinin artarak devam edeceğine işaret ediyor.”</p>



<p><strong>Satış sonrası sektörü Türkiye otomotiv ihracatının omurgası!&nbsp;</strong></p>



<p>2025 yılında satış sonrası ihracat pazarının da güçlü bir görünüm ortaya koyduğunu vurgulayan&nbsp;<strong>Ali Özçete</strong>,“Tedarik endüstrisi ihracatı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 6 artarak 15 milyar 770 milyon dolar seviyesine ulaştı ve toplam otomotiv ihracatının yüzde 38’ini oluşturdu. Bu yüksek pay, satış sonrası sektörünün Türkiye otomotiv ihracatının omurgası olmaya devam ettiğini gösteriyor. Başta Almanya ve Fransa olmak üzere Avrupa Birliği pazarlarında talebin istikrarlı biçimde artması, sektörün rekabetçiliğinin korunduğunu teyit ediyor. Bu tablo, 2026’da satış sonrası pazarının sürdürülebilir büyümesini destekleyen en önemli yapı taşlarından biri olarak öne çıkıyor” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Otomotiv Satış Sonrası Sektörü Yeni Bir İklim Değişimi Yaşıyor</title>
		<link>https://www.otomobilnews.com/otomotiv-satis-sonrasi-sektoru-yeni-bir-iklim-degisimi-yasiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[patron]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2026 18:38:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yan Sanayi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otomobilnews.com/?p=20285</guid>

					<description><![CDATA[Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS), üyeleri ve sektör temsilcilerinin katılımıyla 2025 yılının son toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda sektörün içinde bulunduğu yeni döneme ve önümüzdeki yıllara ilişkin değerlendirmelerde bulunan OSS Derneği Başkanı Ali Özçete: “2023 yılı sektör açısından olağanüstü bir yıldı. Pandemiden çıkışla birlikte ertelenmiş talep hızla devreye girdi;...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS), üyeleri ve sektör temsilcilerinin katılımıyla 2025 yılının son toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda sektörün içinde bulunduğu yeni döneme ve önümüzdeki yıllara ilişkin değerlendirmelerde bulunan OSS Derneği Başkanı Ali Özçete: “2023 yılı sektör açısından olağanüstü bir yıldı. Pandemiden çıkışla birlikte ertelenmiş talep hızla devreye girdi; bakımlar yapıldı, araçlar yenilendi ve olması gerekenden çok daha yüksek bir iş hacmi oluştu. Ancak asıl hata, 2023’ü normal kabul etmekti” dedi. Özçete, 2024 ve 2025’in kötü yıllar olmadığını ancak artık yeni normallerin devrede olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Bugün yaşadığımız tablo, beğensek de beğenmesek de yeni normal. Daha pahalı işçilik, daha sıkı rekabet, daha düşük marjlar ve daha seçici bir müşteri profiliyle karşı karşıyayız. Eski alışkanlıklarla bu yeni dönemi yönetemeyiz. Bu bir başarısızlık değil; açıkça bir iklim değişimi.” Dedi. Sözlerine devam eden Özçete: “Avrupa pazarlarında yaşanan daralma, küresel hedeflerin Türkiye gibi görece canlı pazarlara yönlendirilmesine neden oldu. Bu durum, Türkiye’de faaliyet gösteren sektör paydaşlarının daha yüksek büyüme beklentileriyle karşı karşıya kalmasına yol açtı. Son 3–4 yıldır Türkiye’de sıfır araç satışlarının rekor seviyelere ulaştığını hatırlatan Özçete,“2024’te satılan yaklaşık 1,2 milyon aracın büyük bölümü 2026 yılında garanti kapsamından çıkacak. Bu; bakım, onarım, servis ve yedek parça demek. Yani bu sektörün işi bitmiyor, asıl şimdi başlıyor. 2023’ü geride bırakıyoruz, 2024–2025’i doğru okuyoruz ve 2026’yı akılla, dengeyle ve birlikte inşa ediyoruz” dedi.</strong></p>



<p><strong>Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS),</strong>&nbsp;yılın son üye toplantısı geniş bir katılımla gerçekleştirdi. OSS Derneği üyelerinin yanı sıra sektör temsilcilerini de bir araya getiren etkinlik, OSS Derneği Genel Sekreteri Emirhan Silahtaroğlu’nun açılış konuşmasıyla başladı. Ardından Derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özçete, 2025 yılını değerlendirdi ve 2026 için öngörülerini paylaştı.</p>



<p><strong>“2023’ü geride bırakmalıyız”</strong></p>



<p>Sektörün fotoğrafını dürüstçe çekmek için bir araya geldiklerini vurgulayan Ali Özçete, “Önümüze aklı başında bir yol haritası koyabilmek için buradayız. 2023 yılı sektör açısından olağanüstü bir yıldı. Pandemiden çıkışla birlikte ertelenmiş talep hızla devreye girdi; bakımlar yapıldı, araçlar yenilendi ve olması gerekenden çok daha yüksek bir iş hacmi oluştu. Ancak asıl hata, 2023’ü normal kabul etmekti” dedi. Özçete, 2024 ve 2025’in kötü yıllar olmadığını ancak artık yeni normallerin devrede olduğunu belirterek şöyle devam etti:“Bugün yaşadığımız tablo, beğensek de beğenmesek de yeni normal. Daha pahalı işçilik, daha sıkı rekabet, daha düşük marjlar ve daha seçici bir müşteri profiliyle karşı karşıyayız. Eski alışkanlıklarla bu yeni dönemi yönetemeyiz. Bu bir başarısızlık değil; açıkça bir iklim değişimi.”</p>



<p><strong>“Avrupa’daki daralma hedefleri Türkiye’ye yöneltti”</strong></p>



<p>Avrupa pazarlarında yaşanan daralmanın küresel dengeleri etkilediğini ifade eden Özçete,“Avrupa pazarlarında yaşanan daralma, küresel hedeflerin Türkiye gibi görece canlı pazarlara yönlendirilmesine neden oldu. Bu durum, Türkiye’de faaliyet gösteren sektör paydaşlarının daha yüksek büyüme beklentileriyle karşı karşıya kalmasına yol açtı” diye konuştu. 2025’in sektör açısından zorlu bir yıl olduğunu belirten Özçete,“Eğer 2025 yaraların açıldığı bir yıl olduysa, 2026 bu yaraları sardığımız yıl olmak zorunda. Bunu da ancak akılla, dengeyle ve gerçekçi beklentilerle yapabiliriz” ifadelerini kullandı.</p>



<p><strong>“İşçilik maliyeti kritik eşiği geçti”</strong></p>



<p>Sektörde önemli bir yapısal değişime dikkat çeken Özçete, bugün birçok onarımda işçilik maliyetinin parça maliyetinin önüne geçtiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Bu durum ‘Do It Yourself’ eğilimini artırma riski taşıyor. Güvenlik, kayıt dışılık ve sektör algısı açısından bu eşiği ciddiyetle ele almamız gerekiyor.”</p>



<p><strong>“Usta yoksa sektör de yok”</strong></p>



<p>Özel servisler ve nitelikli usta bulma konusunda ciddi bir sorun yaşandığını dile getiren Ali Özçete,“Yetkili servisler pahalı algılanıyor, özel servisler ise tüketici gözünde yeterli güveni oluşturmakta zorlanıyor. Yüksek maaşlara rağmen gençler bu mesleği tercih etmiyor. Bu yalnızca bir maaş meselesi değil; itibar ve gelecek algısı sorunu. Usta yoksa sektör de yok. Kendimize ayna tutmamız gereken yer tam da burası” dedi. Üretici ve dağıtıcıların çoğu zaman yalnızca ürünü satmaya odaklandığını belirten Özçete,“Yukarıda hedefleri yönetmeye çalışırken, aşağıda ustanın, servisin ve gençlerin geleceğini kendi haline bırakıyoruz. OSS’nin varoluş sebebi tam olarak burada başlıyor: Bu sektörü geleceğe doğru şekilde konumlandırmak” ifadelerini kullandı.</p>



<p><strong>“Asıl iş şimdi başlıyor”</strong></p>



<p>Son 3–4 yıldır Türkiye’de sıfır araç satışlarının rekor seviyelere ulaştığını hatırlatan Özçete,“2024’te satılan yaklaşık 1,2 milyon aracın büyük bölümü 2026 yılında garanti kapsamından çıkacak. Bu; bakım, onarım, servis ve yedek parça demek. Yani bu sektörün işi bitmiyor, asıl şimdi başlıyor. 2023’ü geride bırakıyoruz, 2024–2025’i doğru okuyoruz ve 2026’yı akılla, dengeyle ve birlikte inşa ediyoruz” dedi.</p>



<p><strong>FIGIEFA ile güçlü ve kurumsal bir iş birliğine sahibiz</strong></p>



<p>Konusmasında ayrıca Uluslararası Bağımsız Otomotiv Aftermarket Dağıtıcıları Federasyonu (FIGIEFA) ile ilgili iş birliğine de değinen Ali Özçete,&nbsp;&nbsp;‘’OSS Derneği olarak, Yönetim Kurulunda yer aldığımız ve 18 ülkeden 19 ulusal dernek ile 5 satın alma grubunu temsil eden Uluslararası Bağımsız Otomotiv Aftermarket Dağıtıcıları Federasyonu (FIGIEFA) ile güçlü ve kurumsal bir iş birliğine sahibiz. ‘Made in EU’ gibi sektörümüzü ve Türkiye’nin yedek parça ihracatını doğrudan etkileyen kritik başlıkların Avrupa düzeyinde ele alınması, Türkiye’nin konumunun doğru şekilde anlatılması ve görünür kılınması açısından FIGIEFA üzerinden Avrupa kurumları ve Avrupa Parlamentosu nezdinde temas kurulmasını önemli ve somut bir imkân olarak görmekteyiz’’dedi.</p>



<p><strong>Ekonomiye dair güncel değerlendirmeler paylaşıldı</strong></p>



<p>Programın devamında etkinliğin sponsorlarından BS Gümrük Müşavirliği Kurucusu Hakan Hacızade, gümrükleme ve lojistik süreçlerine ilişkin sundukları çözümleri paylaştı.TEB Faktoring adına ise İhracat Satış Direktörü Müge Keçeli ve Yurt İçi Satış Direktörü Hakan Seçkin, işletmelere yönelik 360 derece faktoring çözümleri hakkında bilgilendirmelerde bulundu.Etkinliğin son bölümünde FED Eski Araştırma Direktörü, Şahinöz Akademi Kurucusu, Stratejik Yönetim ve İş Zekâsı Danışmanı Erkin Şahinöz, ekonomiye dair güncel değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. Etkinliğe katkı sunan sponsorlar BS Gümrük Müşavirliği, TEB Faktoring, Barış Ambalaj ve konuşmacı Erkin Şahinöz’e teşekkür plaketleri takdim edildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Otomotiv Sanayii Derneği, 2025’in İlk 11 Aylık Verilerini Açıkladı</title>
		<link>https://www.otomobilnews.com/otomotiv-sanayii-dernegi-2025in-ilk-11-aylik-verilerini-acikladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[patron]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2025 10:48:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yan Sanayi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otomobilnews.com/?p=20160</guid>

					<description><![CDATA[Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) 2025 yılının ilk 11 aylık dönemine ilişkin verileri açıkladı. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 artış gösteren toplam üretim 1 milyon 295 bin 31 adet olarak gerçekleşti. Geçen yılın ilk 11 aylık dönemine göre yüzde 3 azalan otomobil üretimi ise 796 bin 276 adede ulaştı....]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) 2025 yılının ilk 11 aylık dönemine ilişkin verileri açıkladı. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 artış gösteren toplam üretim 1 milyon 295 bin 31 adet olarak gerçekleşti. Geçen yılın ilk 11 aylık dönemine göre yüzde 3 azalan otomobil üretimi ise 796 bin 276 adede ulaştı. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 1 milyon 320 bin 119 adet olarak gerçekleşti. Ticari araç grubunda, yılın ilk 11 ayında üretim yüzde 19, hafif ticari araç grubunda yüzde 21, ağır ticari araç grubunda ise yüzde 1 arttı. 2024 yılının ilk 11 aylık dönemine göre ticari araç pazarı yüzde 5, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 7 artarken ağır ticari araç pazarı yüzde 4 geriledi. Yılın ilk 11 ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre, toplam otomotiv ihracatı adet bazında yüzde 5 artarken otomobil ihracatı ise yüzde 8 azaldı. Bu dönemde, toplam ihracat 960 bin 989 adet, otomobil ihracatı ise 546 bin 435 adet düzeyinde gerçekleşti. 2025’in ocak-kasım döneminde toplam pazar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artarak 1 milyon 215 bin 876 adetten kapandı. Bu dönemde, otomobil pazarı da yüzde 11’lik artış sağladı ve 938 bin 177 adede ulaştı.&nbsp;</strong></p>



<p>Türkiye otomotiv sanayisine yön veren 13 üyesiyle sektörün çatı kuruluşu konumunda olan Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), 2025 yılının ocak-kasım dönemine ait üretim ve ihracat adetleri ile pazar verilerini açıkladı. Buna göre, yılın ilk 11 aylık döneminde toplam otomotiv üretimi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4 arttı ve 1 milyon 295 bin 31 adede ulaştı. Otomobil üretimi ise yüzde 3 azalarak 796 bin 276 adet olarak gerçekleşti. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 1 milyon 320 bin 119 adedi buldu. Yılın ilk 11 aylık döneminde ticari araç grubunda üretim bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19, hafif ticari araç grubunda yüzde 21, ağır ticari araç grubunda ise yüzde 1 arttı. Bu dönemde, otomotiv sanayisinin kapasite kullanım oranı yüzde 66 olarak gerçekleşti. Araç grubu bazında kapasite kullanım oranları ise hafif araçlarda (otomobil + hafif ticari araç) yüzde 68, kamyon grubunda yüzde 57, otobüs-midibüs grubunda yüzde 67 ve traktörde yüzde 37 seviyesinde gerçekleşti.</p>



<p><strong>İhracat yılın son ayına 37 milyar dolar ile giriş yaptı!</strong></p>



<p>Yılın ilk 11 aylık döneminde otomotiv ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre adet bazında yüzde 5 artarak 960 bin 989 adet olarak gerçekleşti. Bu dönemde otomobil ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8 düşüş kaydederken, ticari araç ihracatı ise yüzde 30 oranında arttı. Traktör ihracatı da 2024 yılının aynı dönemine göre yüzde 16 azalarak 10 bin 377 adet olarak gerçekleşti. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, toplam otomotiv sanayi ihracatı, 2025’in ilk 11 aylık döneminde yüzde 18 ile sektörel ihracat sıralamasında liderliğini korudu. Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) verilerine göre, ilk 11 aylık dönemde toplam otomotiv ihracatı 37 milyar dolar oldu. Aynı dönemde otomobil ihracatı ise yüzde 6 artışla 10,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde, dolar bazında ana sanayi ihracatı yüzde 15, tedarik sanayi ihracatı ise yüzde 6 oranında arttı.</p>



<p><strong>Pazar ilk 11 ayda 1,2 milyon adedi aştı!&nbsp;</strong></p>



<p class="has-medium-font-size">2025’in ilk 11 aylık döneminde toplam pazar, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artarak 1 milyon 215 bin 876 adet düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde, otomobil pazarı da yüzde 11 oranında artış sağladı ve 938 bin 177 adet oldu. Ticari araç pazarına bakıldığında ise yılın ilk 11 ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla toplam ticari araç pazarı yüzde 5, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 7 büyürken ağır ticari araç pazarında yüzde 4 gerileme yaşandı. 2025 yılı ocak-ekim döneminde otomobil satışlarındaki yerli araç payı yüzde 30, hafif ticari araç pazarında yerli araç payı ise yüzde 21 olarak gerçekleşti.&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Auto King’in Mini Onarım Ağı Türkiye Sigorta ile Güçleniyor</title>
		<link>https://www.otomobilnews.com/auto-kingin-mini-onarim-agi-turkiye-sigorta-ile-gucleniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[patron]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 10:56:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yan Sanayi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otomobilnews.com/?p=19781</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye&#8217;nin öncü oto bakım ve onarım markası Auto King Oto Servis, sigorta sektöründeki güçlü iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. Türkiye Sigorta ile yapılan stratejik anlaşma sayesinde Auto King&#8217;in milyonlarca araç sahibine sunduğu yenilikçi mini onarım hizmetleri artık çok daha geniş bir kitleye ulaşacak. Mini onarım konseptini Türkiye’de sigortacılık sektörüne...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Türkiye&#8217;nin öncü oto bakım ve onarım markası Auto King Oto Servis, sigorta sektöründeki güçlü iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. Türkiye Sigorta ile yapılan stratejik anlaşma sayesinde Auto King&#8217;in milyonlarca araç sahibine sunduğu yenilikçi mini onarım hizmetleri artık çok daha geniş bir kitleye ulaşacak.</strong></p>



<p>Mini onarım konseptini Türkiye’de sigortacılık sektörüne entegre eden ilk marka olan Auto King Oto Servis, hizmet ağını genişletmeyi sürdürüyor. Hali hazırda Anadolu Sigorta, AXA Sigorta, Ankara Sigorta, Şeker Sigorta, Ak Sigorta, Hepiyi Sigorta, Neova Sigorta, Quick Sigorta ve Unico Sigorta iş birliklerini sürdüren Auto King, şimdi de Türkiye&#8217;nin önde gelen sigorta şirketlerinden Türkiye Sigorta’nın&nbsp;çözüm ortağı oldu.</p>



<p>25 yılı aşkın deneyimiyle Türkiye genelinde 41 ilde, 44 servis noktasında faaliyet gösteren Auto King Oto Servis, bu anlaşmayla birlikte sigorta şirketlerine operasyonel verimlilik, sigortalı müşterilere ise hızlı, ekonomik ve güvenilir onarım çözümleri sunma hedefini güçlendiriyor.</p>



<p><strong>&#8220;SEKTÖRDEKİ ERİŞİMİMİZİ DAHA DA GENİŞLETECEK&#8221;</strong></p>



<p>Auto King Oto Servis Genel Müdürü Serkan Süer, yapılan iş birliğinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: &#8220;Sigorta sektöründeki çözüm ortaklıklarımızı güçlendirmeye ve müşterilerimize hızlı, kaliteli ve maliyet avantajı sağlayan hizmetler sunmaya devam ediyoruz. Türkiye&#8217;nin en büyük sigorta şirketlerinden biri olan Türkiye Sigorta&#8217;nın da bu güçlü yapıya katılması, sektördeki erişimimizi daha da genişletecek ve daha fazla araç sahibinin hayatını kolaylaştıracak olmasından büyük mutluluk duyuyoruz.&#8221;</p>



<p><strong>HEM ARACIN ORİJİNALLİĞİ KORUNUYOR HEM DE TASARRUF SAĞLANIYOR</strong></p>



<p>Auto King Oto Servis&#8217;in sektöre kazandırdığı mini onarım konsepti, araçlarda meydana gelen küçük çaplı hasarların, parça değişimine gerek kalmadan modern tekniklerle onarılmasını mümkün kılıyor. Bu uygulama, aracın orijinal yapısını korurken sigorta şirketlerine maliyet avantajı sağlıyor ve ülke ekonomisine de önemli katkıda bulunuyor. Yaygın servis ağı, güçlü dijital altyapısı ve alanında uzman ekibiyle Auto King, iş ortaklarının ve müşterilerinin değişen ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler sunmayı sürdürüyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yılın İlk 9 Aylık Döneminde Üretim Yüzde 3, İhracat Yüzde 6 Büyüdü</title>
		<link>https://www.otomobilnews.com/yilin-ilk-9-aylik-doneminde-uretim-yuzde-3-ihracat-yuzde-6-buyudu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[patron]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 13:43:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yan Sanayi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otomobilnews.com/?p=19749</guid>

					<description><![CDATA[Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) 2025 yılının ilk 9 aylık dönemine ilişkin verileri açıkladı. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 artış gösteren toplam üretim 1 milyon 31 bin 527 adet olarak gerçekleşti. Geçen yılın ilk 9 aylık dönemine göre yüzde 3 azalan otomobil üretimi ise 637 bin 450 adet olarak...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) 2025 yılının ilk 9 aylık dönemine ilişkin verileri açıkladı. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 artış gösteren toplam üretim 1 milyon 31 bin 527 adet olarak gerçekleşti. Geçen yılın ilk 9 aylık dönemine göre yüzde 3 azalan otomobil üretimi ise 637 bin 450 adet olarak gerçekleşti. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 1 milyon 53 bin 250 adet olarak gerçekleşti. Ticari araç grubunda, yılın ilk 9 ayında üretim yüzde 15, hafif ticari araç grubunda yüzde 17 artarken ağır ticari araç grubunda yüzde 4 geriledi. 2024 yılının ilk 9 aylık dönemine göre ticari araç pazarı yüzde 4, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 6 artarken ağır ticari araç pazarı yüzde 7 geriledi. Yılın ilk 9 ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre, toplam otomotiv ihracatı adet bazında yüzde 6 artarken otomobil ihracatı ise yüzde 7 azaldı. Bu dönemde, toplam ihracat 769 bin 625 adet, otomobil ihracatı ise 434 bin 71 adet düzeyinde gerçekleşti. 2025’in Ocak-Eylül döneminde toplam pazar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 artarak 958 bin 847 adetten kapandı. Bu dönemde, otomobil pazarı da yüzde 10’luk artış sağladı ve 742 bin 687 adede ulaştı.&nbsp;</strong></p>



<p>Türkiye otomotiv sanayisine yön veren 13 üyesiyle sektörün çatı kuruluşu konumunda olan Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), 2025 yılının Ocak-Eylül dönemine ait üretim ve ihracat adetleri ile pazar verilerini açıkladı. Buna göre, yılın ilk 9 aylık döneminde toplam otomotiv üretimi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3 arttı ve 1 milyon 31 bin 527 adede ulaştı. Otomobil üretimi ise yüzde 3 azalarak 637 bin 450 adet olarak gerçekleşti. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 1 milyon 53 bin 250 adedi buldu. Yılın ilk dokuz aylık döneminde ticari araç grubunda üretim bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 15, hafif ticari araç grubunda yüzde 17 artarken ağır ticari araç grubunda ise yüzde 4 geriledi. Bu dönemde, otomotiv sanayisinin kapasite kullanım oranı yüzde 65 olarak gerçekleşti. Araç grubu bazında kapasite kullanım oranları ise hafif araçlarda (otomobil + hafif ticari araç) yüzde 66, kamyon grubunda yüzde 55, otobüs-midibüs grubunda yüzde 65 ve traktörde yüzde 39 seviyesinde gerçekleşti.&nbsp;</p>



<p><strong>İlk 9 aylık ihracat 29,7 milyar dolar!</strong></p>



<p>Yılın ilk dokuz aylık döneminde otomotiv ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre adet bazında yüzde 6 artarak 769 bin 625 adet olarak gerçekleşti. Bu dönemde otomobil ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7 düşüş kaydederken, ticari araç ihracatı ise yüzde 28 oranında arttı. Traktör ihracatı da 2024 yılının aynı dönemine göre yüzde 25 azalarak 8 bin 336 adet olarak gerçekleşti. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, toplam otomotiv sanayi ihracatı, 2025’in ilk dokuz aylık döneminde yüzde 17,4 ile sektörel ihracat sıralamasında liderliğini korudu. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, ilk 9 aylık dönemde toplam otomotiv ihracatı 29,7 milyar dolar oldu. Aynı dönemde otomobil ihracatı ise yüzde 8 artışla 8,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde, dolar bazında ana sanayi ihracatı yüzde 15, tedarik sanayi ihracatı ise yüzde 7 oranında arttı.</p>



<p><strong>Toplam pazar ilk 9 ayda 1 milyon adede yaklaştı!&nbsp;</strong></p>



<p>2025’in ilk 9 aylık döneminde toplam pazar, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9 artarak 958 bin 847 adet düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde, otomobil pazarı da yüzde 10 oranında artış sağladı ve 742 bin 687 adet oldu. Ticari araç pazarına bakıldığında ise yılın ilk dokuz ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla toplam ticari araç pazarı yüzde 4, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 6 büyürken, ağır ticari araç pazarında yüzde 7 gerileme yaşandı. 2025 yılı Ocak-Eylül döneminde otomobil satışlarındaki yerli araç payı yüzde 29, hafif ticari araç pazarında yerli araç payı ise yüzde 21 olarak gerçekleşti.&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de ‘Kapılar’ Otomobil Hasarlarında 1.Sırada</title>
		<link>https://www.otomobilnews.com/turkiyede-kapilar-otomobil-hasarlarinda-1-sirada/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[patron]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 11:41:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yan Sanayi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otomobilnews.com/?p=19331</guid>

					<description><![CDATA[2003 yılından bu yana her türlü marka ve model araca bakım, onarım ve servis hizmeti veren&#160;Homer Smart Auto Services, 20 yıldır oluşturduğu ve yaklaşık 1 milyonluk işlem bilgisi içeren “Türkiye Araç Hasar Raporu İstatistiği”ni açıkladı.&#160;Akıllı teknoloji uygulamalarıyla ile ‘tek tuşla” yol yardımı sağlayan Homer, trafik kazalarının azalması için araç servis...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>2003 yılından bu yana her türlü marka ve model araca bakım, onarım ve servis hizmeti veren&nbsp;<strong>Homer Smart Auto Services, 20 yıldır oluşturduğu ve yaklaşık 1 milyonluk işlem bilgisi içeren “Türkiye Araç Hasar Raporu İstatistiği”ni açıkladı.</strong><strong>&nbsp;Akıllı teknoloji uygulamalarıyla ile ‘tek tuşla” yol yardımı sağlayan Homer, trafik kazalarının azalması için araç servis ve bakım hizmeti sağlayan ve oluşan hasarları en doğru ve efektif biçimde çözen bir teknoloji şirketi.</strong></p>



<p><strong>Rapora göre trafik kazalarında otomobillerin en çok hasar alan kısmı araç kapıları. Bu bilgi; trafikte yandan çarpmaların en fazla kaza vakası olduğunu ortaya koyuyor. İkinci sırada ön tampon ve üçüncü sırada ise ön çamurluk bulunuyor. Hasar alan diğer parçalar ise sırasıyla şu şekilde:&nbsp;</strong></p>



<p><strong>1. Kapılar&nbsp;</strong></p>



<p><strong>2. Ön tampon</strong></p>



<p><strong>3. Ön çamurluk</strong></p>



<p><strong>4. Arka tampon</strong></p>



<p><strong>5. Arka çamurluk</strong></p>



<p><strong>6. Arka panel</strong></p>



<p><strong>7. Motor kaputu</strong></p>



<p><strong>8. Ön süspansiyon</strong></p>



<p><strong>9. Far ve sinyaller</strong></p>



<p><strong>10. Bagaj kapağı</strong></p>



<p><strong>Işıksal: &nbsp;‘Yolculuk keyfinin hiç kesilmediği bir dünya mümkün ve biz bunun için varız’’&nbsp;</strong></p>



<p><strong>Yılda yaklaşık 30 bin araç onarımı gerçekleştirdiklerine ve 4,5 milyon yedek parça datası yönettiklerine vurgu yapan HOMER Genel Müdürü Erkan Fuat Işıksal&nbsp;<em>“</em>Gerçekleştirdiğimiz bu istatistiki çalışmayı önümüzdeki günlerde detaylandırılarak bir kez daha kamuoyu ile paylaşacağız. Sahada görev alan 1500’den fazla çalışanımızla&nbsp;</strong><strong>Türkiye’nin her yerinde, aynı standartlarda fiyat, gerektiğinde orijinal yedek parça ve kaliteli işçilik garantisi sunan tek servis markasıyız.&nbsp;</strong><strong>Yolculuk keyfinin hiç kesilmediği bir dünya mümkün ve biz bunun için varız<em>”&nbsp;</em>dedi.&nbsp;</strong></p>



<p><strong>Elektrikli arabalar da dahil olmak üzere, her türlü marka ve model aracın hasar ve mekanik onarımı, boyasız göçük düzeltme işlemleri, lastik saklama, çekici, yolda onarım hizmetleri, Türkiye genelinde tek merkezden 360 derece süreç yönetimi ile sağlanıyor.&nbsp;</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TAYSAD: Yerli Üretim ve Tedarik Stratejilerinin Hızla Geliştirilmesi ve Desteklenmesi Hayati Öneme Sahip</title>
		<link>https://www.otomobilnews.com/taysad-yerli-uretim-ve-tedarik-stratejilerinin-hizla-gelistirilmesi-ve-desteklenmesi-hayati-oneme-sahip/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[patron]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2025 14:02:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yan Sanayi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otomobilnews.com/?p=19194</guid>

					<description><![CDATA[Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD), otomotiv sektörünü tedarik sanayi özelinde değerlendiren bir anket çalışması gerçekleştirdi. TAYSAD’ın Rekabetçilik Anketi sonuçlarına göre otomotiv tedarik sanayisinin son iki yılda yaşadığı en büyük zorluklar ele alındı. Buna göre sektörün son iki yılda yaşadığı en büyük zorluk, yüzde 92 ile yüksek iş gücü maliyetleri...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD), otomotiv sektörünü tedarik sanayi özelinde değerlendiren bir anket çalışması gerçekleştirdi. TAYSAD’ın Rekabetçilik Anketi sonuçlarına göre otomotiv tedarik sanayisinin son iki yılda yaşadığı en büyük zorluklar ele alındı. Buna göre sektörün son iki yılda yaşadığı en büyük zorluk, yüzde 92 ile yüksek iş gücü maliyetleri oldu. Sektör temsilcileri ayrıca yüzde 82,22 ile baskılanan döviz ve yüzde 46,67 ile de faiz yükü/krediye erişim zorluğunu en büyük zorluklar arasında sıraladı.</p>



<p><strong>İstihdamda daralma devam ediyor!</strong></p>



<p>Ankete göre tedarik sanayisinin istihdamında yüzde 10’dan fazla daralma yaşayan firmaların oranı yüzde 64’ü buldu. Ankete göre son 12 ayda istihdamında daralma yaşanmadığını belirtenlerin oranı ise yüzde 31,56’da kaldı. 2025 yılının ilk çeyrek sonu itibarıyla şirket borçluluğunda artış bekleyenlerin oranı yüzde 49,33 olurken, anketin dikkat çekici noktalarında biri de “Son iki yılda hiç konkordato ilan etmeyi düşündünüz mü” sorusu oldu. Otomotiv tedarik sanayisinde son 2 yılda konkordato ilan etmeyi düşünen firma olmasa da alt tedarikçilerinin yüzde 34’ünün konkordato ilan etmesi endişe verici olarak kayıtlara geçti. Bu durum, tedarik sanayicileri açısından konkordatonun, şirketin tasviyesi ile eş değer ve firma için geri dönülemez bir yol olarak görülmesinden dolayı düşünülmediği şeklinde yorumlanabilir. “2024’te üretim kapasite kullanım oranınız ne oldu” sorusuna yanıt verenlerin yüzde 35’inin kapasite kullanım oranının yüzde 70’in altında kaldığı görüldü. Ankete göre 2025 yılında kapasite artışı yatırımı planlamayanların oranı yüzde 64 olurken kararsızlarla birlikte bu oranın yüzde 74 seviyesine yükselmesi dikkat çekti. Ankete yanıt veren firmaların yüzde 44’ü son 1 yılda yeni proje kazanımında düşüş yaşadığını belirtirken yeni projelerinde artış yaşadığını belirtenlerin oranı yüzde 25,78 seviyesinde kaldı. Verilere göre kaybedilen projeler ağırlıklı olarak Çin’e yöneldi. Hindistan da ikinci sırada yer aldı. Anket, yatırımın da yön değiştiğini ortaya koyuyor. Kapasite artışı Türkiye’de yavaşlarken yatırım rotalarının yurt dışına kayması endişe verici. Ankete katılanların yüzde 27,23’ü yurt dışında tesis yatırımı planı yaparken bu ülkeler ABD, Çin, Fas, Romanya, Almanya, Doğu Avrupa ve Mısır olarak sıralandı.</p>



<p><strong>Her 4 firmadan 3’ü yatırım yapmıyor!</strong></p>



<p>Yerli tedarik sanayisinin rekabet gücünü tehdit eden başlıca sorunların çok net olduğunu söyleyen <strong>TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci</strong>, “Hızla yükselen maliyetler, döviz kuru politikaları ve finansmana erişimde yaşanan darboğaz. Bu sorunların çözümü için sektörel ve yapısal önlemlerin vakit kaybetmeden hayata geçirilmesi gerekiyor.&nbsp;&nbsp; Ankete katılan firmaların yüzde 64’ü son bir yılda istihdamında yüzde 10’dan fazla daralma yaşadığını, yüzde 74’ü ise bu yıl kapasite artırıcı yatırım planlamadığını ifade ediyor. Yani her 4 firmadan 3’ü yatırım yapmıyor. Bu tablo, sadece mevcut durumu değil, geleceğe dönük beklentilerin de zayıfladığını ortaya koyuyor” dedi. Yerli tedarik sanayisinin küresel ölçekte güçlü bir konumda olduğunu vurgulayan <strong>Yakup Birinci</strong>, şu değerlendirmeyi yaptı: “Ancak iç pazarda yüksek maliyetler, finansmana erişimdeki darboğazlar ve döviz kurundaki dalgalanmalar bizi zorluyor. Özellikle işgücü maliyetlerindeki artış, sadece rekabet gücümüzü değil, üretimin sürdürülebilirliğini de tehdit eder boyutta. Bu nedenle, otomotiv tedarik sanayinin yükünü hafifletecek şekilde finansman desteklerinin sadeleştirilmesi, nitelikli istihdam için SGK ve vergi teşviklerinin artırılması, verimlilik ve dijitalleşme yatırımlarına özel destekler sağlanması şart. Bu kapsamda, istihdam ve ihracata dayalı bir döviz dönüşüm desteği düşünülebilir. Otomotiv tedarik sanayi firmalarına, her 100 kişilik istihdam için, belirlenecek ihracat tutarı karşılığında +1 puan döviz dönüşüm desteği sağlanırsa hem kayıtlı istihdam korunacak hem de tedarikçilerin ihracat iştahı artacaktır. Uzun yıllara dayalı ve yoğun emeklerle kurulmuş olan tedarik ağlarını maliyet baskısı ile kopma noktasına getirmemeliyiz.”</p>



<p><strong>Çin’den İthalat Hızla Artıyor, Yerli Tedarikçinin Payı Daralıyor!</strong></p>



<p>Orta ve uzun vadeli yapısal tehditlerin de gündemde olduğuna dile getiren TAYSAD Başkanı <strong>Yakup Birinci</strong>, bunların başında Çin’den yapılan ithalattaki hızlı artışa dikkat çekerek şunları söyledi: “Çin gibi ülkelerle rekabette korunmak adına yerli tedarikçi kullanımının artırılması, yerlileşmeye göre teşvik sisteminin kurgulanması ve ana sanayi ile tedarikçi arasında adil ve uzun soluklu fiyatlama mekanizmalarının hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor. Bu noktada özellikle Çin’den gelen ithalatın son yıllarda hızla artmakta olduğunu göz ardı edemeyiz. GTIP 8708 başlığı altında, yani motorlu taşıtlar için parça ve aksesuarlar kategorisinde, Çin’den ithalatın son 5 yılda yüzde 156 arttığını görüyoruz. Metal dökümden parçalarda ise Çin’in payı son 3 yılda yüzde 175 arttı. Bu artış, uzun vadede üretimin ithalata bağımlı hale gelmesine, yerli tedarikçinin zayıflamasına ve sanayimizin dışa açıklığının kritik seviyelere ulaşmasına yol açabilir. Bu nedenle, ithalata bağımlılığı azaltacak yerli üretim ve tedarik stratejilerinin hızla geliştirilmesi ve desteklenmesi hayati önemdedir.”</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>OSS Derneği, 2025’in İkinci Çeyreğini Değerlendirdi</title>
		<link>https://www.otomobilnews.com/oss-dernegi-2025in-ikinci-ceyregini-degerlendirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[patron]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 07:52:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yan Sanayi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otomobilnews.com/?p=19126</guid>

					<description><![CDATA[Otomotiv satış sonrası pazarında yaşanan 2024 yılındaki durağan seyir, 2025’in ikinci çeyreğinde de gözlemlendi. 2025 yılının ikinci çeyreğinde satış, ihracat ve istihdamda büyüme sağlayamayan sektör, yılın üçüncü çeyreğinde de büyüme beklemiyor. Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneğinin (OSS) 2025 Yılı 2. Çeyrek Sektörel Değerlendirme Anketi’ne göre; 2025’in ikinci çeyreğinde,...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Otomotiv satış sonrası pazarında yaşanan 2024 yılındaki durağan seyir, 2025’in ikinci çeyreğinde de gözlemlendi. 2025 yılının ikinci çeyreğinde satış, ihracat ve istihdamda büyüme sağlayamayan sektör, yılın üçüncü çeyreğinde de büyüme beklemiyor. Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneğinin (OSS) 2025 Yılı 2. Çeyrek Sektörel Değerlendirme Anketi’ne göre; 2025’in ikinci çeyreğinde, 2024’ün aynı dönemine göre yurt içi satışlarda dolar bazında ortalama yüzde 1,58’lik artış yaşandı. Üretici üyelerin sadece yüzde 15,2’si önümüzdeki üç ayda yatırım planlarken, 2025’in ikinci çeyreğinde gözlemlenen problemlerin başında “nakit akışında yaşanan problemler”&nbsp; geldi. Ankete göre, “maliyetlerdeki aşırı artış” ve “iş ve ciro kaybı” üyeler için önemli sorunlar arasında yer alıyor.&nbsp; Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan ve yılın ilk 6 ayını sektörel açıdan yorumlayan OSS Derneği Başkanı Ali Özçete, “Sektörde hâlâ belirgin bir hareketlenme görmüyoruz. Yatırım iştahı zayıflarken, işletmelerin üzerinde nakit akışı baskısı giderek artıyor” dedi.</strong></p>



<p>Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS), otomotiv satış sonrası pazarı özelinde 2025 yılının ikinci çeyreğini, üyelerinin katılımıyla düzenlediği bir anket çalışmasıyla değerlendirdi. OSS Derneğinin 2025 Yılı 2. Çeyrek Sektörel Değerlendirme Anketi’ne göre; otomotiv satış sonrası pazarı 2025’in ikinci çeyreğinde toparlanma sinyali verdi. Ankete göre; 2025’in ikinci çeyreğinde, 2024 yılının ikinci çeyreğine göre yurt içi satışlar dolar bazında ortalama yüzde 1,58 artış yaşadı. Bu dönemde dağıtıcı üyelerin satışlarında dolar bazında yüzde 2, üretici üyelerde ise dolar bazında yüzde 1,06 artış gerçekleşti.</p>



<p><strong>Tahsilat süreçlerindeki olumsuz gidişat devam ediyor!</strong></p>



<p>Ankette, 2025 yılının üçüncü çeyreğiyle ilgili beklentilere de yer verildi. Buna göre sektörde 2025 yılının üçüncü çeyreğinde dolar bazında yurt içi satışlarda yüzde 0,62 oranında düşüş beklendiği gözlemlendi. 2025’in ilk çeyreğinde yüzde 40,8 olan tahsilat süreçlerinin 2025’in ikinci çeyreğinde yüzde 40,5 seviyesine gerilediğini ifade eden OSS Derneği üyelerinden yüzde 11’i tahsilat sürecinin daha iyi hale geldiğini, 35,6’sı ise daha kötüye gittiğini belirtti.</p>



<p><strong>4 şirketten biri istihdamını artırdı!</strong></p>



<p>Ankete katılan üyelerin yüzde 26’sı 2025 yılının ilk çeyreğine göre istihdamını artırdı. Üyelerin yüzde 45,2’si söz konusu dönemde istihdamını korudu. 2025’in ilk çeyreğine kıyasla istihdamının azaldığını belirten üye oranı ise yüzde 28,8 seviyesinde kaldı. Üretici ve dağıtıcı üyelerin istihdamları birbirine yakın seyretti.</p>



<p><strong>En büyük problem nakit akışında yaşanan problemler!</strong></p>



<p>Sektördeki problemler anketin yine en dikkat çekici bölümlerinden birini oluşturdu. Üyelerin, 2025’in ikinci çeyreğinde gözlemlediği problemlerin başında yüzde 76,7 ile “Nakit akışında yaşanan problemler” gelirken, “Maliyetlerdeki aşırı artış” yüzde 69,9 ile ikinci sırada yer aldı. Üyelerin yüzde 47,9’u ise “İş ve ciro kaybı”nı sektör için en büyük üçüncü sıkıntı olarak nitelendirdi. Ankete katılanların yüzde 30,1’i “Gümrüklerde yaşanan problemleri, yüzde 24,7’si “Kargo maliyetleri ve teslimat problemleri”, yüzde 20,6’sı ise “Döviz kuru ve kur artışı”na işaret etti. Ayrıca katılımcıların yüzde 19,2’si tedarik problemlerini önemli sorunlar arasında gösterdi.</p>



<p><strong>Üyelerin sadece yüzde 15,1’i yatırım planlıyor!</strong></p>



<p>Anket ile birlikte sektörün yatırım planları da mercek altına alındı. Ankete göre önümüzdeki üç ayda yeni yatırım yapmayı düşünen üyelerin oranı yüzde 15,1 ile son dönemin en düşük seviyesine geriledi. Bir önceki ankette üretici üyelerin yüzde 35,7’si yatırım planlarken, yeni ankette bu oran yüzde 15,2’ye geriledi. Dağıtıcı üyelerde ise bu oran yüzde 10’dan yüzde 15’e yükseldi. Ankete katılan üyelerin yüzde 16,4’ünün önümüzdeki üç ayda sektörün daha iyiye gideceğini öngördüğü gözlemlendi. Daha kötüye gidecek diyenlerin oranı ise yüzde 31,5 olarak belirlendi.</p>



<p><strong>Üretim de ihracat da seviyesini korudu!</strong></p>



<p>Üreticilerin 2025 yılının ikinci çeyreğinde kapasite kullanım oranı ortalaması yüzde 72,73 olarak gerçekleşti. Bu oran 2025’in ilk çeyreğinde yüzde 76,30 idi. 2025’in ikinci çeyreğinde üyelerin üretimi 2024’ün aynı çeyreğine göre yüzde 0,61 oranında arttı. 2025 yılının ikinci çeyreğinde üyelerin ihracatı ise dolar bazında 2024 yılının ikinci çeyreğine göre değişim göstermedi.</p>



<p>Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan ve yılın ilk 6 ayını sektörel açıdan yorumlayan OSS Derneği Başkanı Ali Özçete, “2024 yılında başlayan durağanlık, ne yazık ki 2025’in ilk yarısında da etkisini sürdürdü. Yılın ilk çeyreğinde hem iç pazarda hem de ihracatta yaşanan gerileme, ikinci çeyrekte yerini sınırlı bir toparlanmaya bıraktıysa da, sektörümüzde hâlâ belirgin bir hareketlenme görmüyoruz. En büyük sıkıntımız; işletmelerimizin üzerinde her geçen gün daha da ağırlaşan nakit akışı baskısı. İlk çeyrekte öne çıkan maliyet artışları ile birlikte, ikinci çeyrekte tahsilat oranlarındaki düşüş de dikkat çekici seviyede. Bu durum, sadece günlük faaliyetleri değil, aynı zamanda şirketlerimizin gelecek vizyonlarını ve yatırım kararlarını da doğrudan etkiliyor. Son iki çeyrekte yatırım planlayan firma oranındaki sert düşüş, sektörümüzün temkinli bir sürece girdiğini açıkça gösteriyor. Tüm bunların yanında kısa vadede hareketlilik sınırlı kalsa da, uzun vadede biriken taleplerin etkisiyle pazarın yeniden toparlanacağına yönelik beklentiler güçleniyor. Öte yandan, sıfır araç pazarında süregelen rekor satışlar, gelecekte satış sonrası hizmetlere olan ihtiyacı artıracak; bu da satış sonrası pazarının önemini ve katkısını daha görünür hale getirecektir. İstihdamda ise farklı dinamikler görüyoruz. İlk çeyrekte büyük oranda koruma eğiliminde olan şirketler, ikinci çeyrekte daha fazla istihdam sağladı, bu durum sektörün gelecekten umutlu olduğunun bir göstergesidir diyebiliriz ancak istihdam kaybı yaşayan firmaların oranını da dikkate almamız gerekiyor” diye konuştu.</p>



<p>2025’in ikinci yarısına ilişkin beklentilerin de zayıf olduğunu vurgulayarak sözlerine devam eden Ali Özçete “Üyelerimizin üçte birine yakını önümüzdeki dönemin daha da kötüleşeceğini öngörüyor. Bu nedenle güçlü ve kalıcı bir toparlanma için yapısal adımlara, çözüm odaklı iş birliklerine ve daha kararlı bir ekonomik iklime ihtiyaç duyduğumuz çok açık” dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Günlük Kiralama Sektörünün Türkiye’deki İlk Kapsamlı Raporunu TOKKDER Yayımladı</title>
		<link>https://www.otomobilnews.com/gunluk-kiralama-sektorunun-turkiyedeki-ilk-kapsamli-raporunu-tokkder-yayimladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[patron]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 18:47:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yan Sanayi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otomobilnews.com/?p=19084</guid>

					<description><![CDATA[Tüm Oto Kiralama ve Mobilite Kuruluşları Derneği (TOKKDER), günlük araç kiralama pazarına özel yapılan ilk ve en kapsamlı araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Yılın ilk çeyreğini kapsayan ve sektörün mevcut durumunu analiz eden rapor, aynı zamanda günlük kiralama pazarının büyüme potansiyelini de ortaya koyuyor. Günlük kiralama sektörü ile ilgili önemli bir eksikliği...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Tüm Oto Kiralama ve Mobilite Kuruluşları Derneği (TOKKDER), günlük araç kiralama pazarına özel yapılan ilk ve en kapsamlı araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Yılın ilk çeyreğini kapsayan ve sektörün mevcut durumunu analiz eden rapor, aynı zamanda günlük kiralama pazarının büyüme potansiyelini de ortaya koyuyor. Günlük kiralama sektörü ile ilgili önemli bir eksikliği giderdiklerini söyleyen TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı Kağan Yaşa, “Türkiye’nin ilk günlük kiralama sektör raporunu hazırladık. Buna göre kısa dönem veya diğer adıyla günlük araç kiralama sektörü 2025 yılı 1. çeyrek sonu itibarıyla 186 milyar 700 milyon TL’lik aktif büyüklüğe ulaştı. Sektörün araç parkı 155 bin araç seviyesinde. Operasyonel ve günlük araç kiralama sektörünün toplam araç parkı ise 2025 yılının ilk çeyreği itibarıyla yaklaşık 400 bin araca, aktif toplamı ise 478 milyar TL’ye ulaşmış durumda. Yılın ilk çeyreğinde toplam 12 bin 361 araç alımının gerçekleştiği görülüyor. Sektörün toplam kontrat adedi de ilk çeyrek itibarıyla 797 bin 956 adet olarak belirlendi” dedi. Yaz dönemine ait beklentilerine ilişkin de değerlendirme yapan Kağan Yaşa, “Günlük kiralamada sezonlar doluluk açısından farklılık gösterir. Talebin en yüksek noktaya ulaştığı dönem okulların kapanışı ile başlar ve ağustos ayı sonuna kadar sürer. Sonrasında yaz kiralamalarına bağlı talep düşer ve normal seviyeye döner. Bu yaz sezonu özelinde bakarsak planlamamızı, hazırlıklarımızı etkileyen bazı negatif durumlar yaşadık ve yaşıyoruz. Öncelikle artan maliyetler, uygun finansmana ulaşım zorlukları ve 2. el fiyatlarındaki göreceli düşük artış yatırım tarafında sektörü oldukça zorladı ve zorlamaya devam ediyor. Sezon girişinde yaşanan İsrail-İran gerilimi bizim sektörümüzü oldukça negatif etkiledi. Bu dönemde rezervasyon iptalleri yaşadık. Sonrasında rezervasyon akışı ve doluluk oranlarımızda, beklenen seviyeye ulaşmasa da bir düzelme oldu. Sezonun kalan kısmını değerlendirirsek beklenen doluluk oranlarına yakın seviyelerde ilerleyeceğimizi düşünüyoruz” dedi.</strong></p>



<p>Araç kiralama sektörünün çatı kuruluşu Tüm Oto Kiralama ve Mobilite Kuruluşları Derneği (TOKKDER), kapsamlı çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Bu kapsamda Türkiye’nin ilk kısa dönem (günlük) kiralama sektörüne ilişkin kapsamlı raporunu hazırlayan TOKKDER, bir ilke imza atmış oldu. TOKKDER’in bağımsız araştırma şirketi NielsenIQ iş birliği ile hazırladığı rapor, günlük kiralama sektörü için bugüne kadar ilk ve tek geniş kapsamlı pazar araştırmasının sonuçlarını paylaştı. Türkiye Günlük Kiralama Sektörünü inceleyen raporun sonuçlarına göre sektörün mevcut durumu analiz edilirken, büyüme potansiyeli de önemli sonuçlar arasındaki yerini aldı.</p>



<p><strong>Sektörün gelişim potansiyelini ortaya koyacak!</strong></p>



<p>TOKKDER üyelerinin katılımı ile günlük kiralama alanında ilk kez böyle bir araştırmanın yapıldığını ifade eden <strong>TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı Kağan Yaşa</strong>, “Günlük kiralama sektörü ile ilgili önemli bir eksikliği gidermek adına gerçekleştirdiğimiz pazar araştırması sonucunda, Türkiye’nin ilk günlük kiralama sektör raporunu hazırladık. Söz konusu rapor, Türkiye kısa dönem kiralama sektörünün geçmiş iki çeyrekteki performansını gözler önüne sermekle kalmayıp önümüzdeki dönem için de ne kadar önemli bir gelişim potansiyeline sahip olduğunun sinyallerini vermektedir. Bundan böyle, 3’er aylık dönemlerde tekrarlanacak araştırmalar sonucunda yayınlanacak raporlar sayesinde, kısa dönem kiralama sektörünün gelişimini hep birlikte izleme imkânına sahip olacağımızı belirtmek isterim. Bu raporun oluşturulmasında en önemli rolü üstlenen, araştırmaya katılan günlük kiralama şirketlerine, ayrıca NielsenIQ ve ACTECON firmalarına teşekkür etmek istiyorum. Hizmet içeriği her geçen gün daha da gelişen operasyonel kiralama ve hızla büyüyerek uluslararası standartlara günden güne yaklaşan günlük kiralama sektörlerini temsil eden TOKKDER’in, üyelerine, temsil ettiği sektörlere ve ülkemize fayda sağlamak amacı ile yürüttüğü çalışmalar bundan sonra da tüm hızıyla devam edecektir” dedi.</p>



<p><strong>Günlük kiralama ilk çeyrekte 186 milyar TL’lik büyüklüğü aştı!</strong></p>



<p>Günlük araç kiralama sektörünün 2025 yılı 1. çeyrek sonu itibarıyla 186 milyar 700 milyon TL’lik aktif büyüklüğe ulaştığını vurgulayan <strong>Kağan Yaşa</strong>, “Sektörün araç parkı 155 bin araç seviyesinde. Operasyonel ve günlük araç kiralama sektörünün toplam araç parkı ise 2025 yılının ilk çeyreği itibarıyla yaklaşık 400 bin araca, aktif toplamı ise 478 milyar TL’ye ulaşmış durumda. Yılın ilk çeyreğinde toplam 12 bin 361 araç alımının gerçekleştiği görülüyor. Sektörün toplam kontrat adedi de ilk çeyrek itibarıyla 797 bin 956 adet olarak belirlendi” diye konuştu. Türkiye günlük kiralama sektörünün mevcut durumunu değerlendiren <strong>Kağan Yaşa</strong>, şunları söyledi: “Sektörümüzü direkt etkileyebilecek en önemli unsurları, ekonominin seyri, araç fiyatları, finansman maliyetleri ve turizmdeki hareketlilik olarak sayabiliriz. Araç kiralama sektörü, yapısı itibarıyla, sıfır araç maliyetlerinden ve operasyonel işletme giderlerinden doğrudan etkilenen bir sektör. Bu kapsamda, sıfır araç fiyatlarında ve operasyonel işletme giderlerinde yaşanan herhangi bir artış, maliyetlerimizin artmasına sebep oluyor. 2016 yılındaki ÖTV düzenlemesi, sonrasında özellikle 2018 yılından bu yana döviz kurlarında yaşanan artışlar ve son olarak pandemi… Tüm bu gelişmeler sıfır araç fiyatlarının ve maliyetlerimizin bir hayli artmasına sebep oldu. Pandemiyle birlikte küresel çip krizine bağlı olarak tedarik zincirinde yaşanan sıkıntılar da buna eklendi. İstediğimiz zaman istediğimiz araca ulaşmakta zorlandık. Ancak sektörümüz, satın alma ve filo yönetimindeki uzmanlığıyla yarattığı verimliliği müşterilerine yansıtarak fiyat artışını enflasyonun altında tutmak için çaba sarf ediyor.”</p>



<p><strong>Araç tercihlerinde C segmenti önde çıkıyor!</strong></p>



<p>Araştırmanın marka bazlı dağılımına bakıldığında, günlük kiralama şirketlerinin araç parklarının yüzde 23,7’si Renault modellerinden oluşuyor. Renault’dan sonra yüzde 22.1 ile Fiat, yüzde 9,5 ile Hyundai tercih edilen markalar olarak öne çıkıyor. Müşterilerin marka ve model tercihlerinde kiralama kuruluşlarının etkisinin önemine dikkat çeken <strong>TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı Kağan Yaşa</strong>, şu değerlendirmeyi yaptı: “Günlük araç kiralamanın yeni model araçların geniş bir kitle tarafından test edilmesine olanak sağlamak gibi bir misyonu da var. Yeni araç satın almayı düşünen birçok kişi marka ve model tercihlerini, ilgilendikleri araçları öncelikli olarak kiralayıp denedikten sonra belirliyor. Sektörümüzde ağırlıklı olarak orta ve ekonomik segment olmak üzere tüm segmentlere ilgi olduğunu söyleyebiliriz. B segment hatchback otomatik ve C segment sedan otomatik araçlar en çok tercih edilen araçlar. Türkiye mobilite ekosistemi, her geçen gün gelişen altyapısı ve yeni ürünler ile elektrifikasyona hızla hazırlanıyor. İklim değişikliği ile mücadele ve enerji tasarrufu politikaları ile paralel olarak araç kiralama sektörünün filosundaki hibrit ve elektrikli araç sayısının günden güne artmasını bekliyoruz. Eskiden günlük ve kısa dönem araç kiralamanın, maliyetleri yüksek ve yoğun prosedür gerektiren lüks bir hizmet olduğu düşünülürken, günümüzde bir ihtiyaç haline geldi. Kısa dönem araç kiralama hacminin artması, hava yolu trafiği ile çok yakın ilişkili. Bölgesel olarak uçuş noktalarının artması ve bu bölgelere gerek tatil gerekse iş amaçlı seyahat trafiği yaratılması sektörü pozitif yönde etkiliyor. Kongre ve spor etkinlikleri ile ilgili organizasyonların ülkemizde daha sık yapılıyor olması, günlük araç kiralamayı bir nebze mevsimsel etkilerden kurtarıp yılın her ayında talep gören bir hizmet haline getirdi. Bu çerçevede, günlük araç kiralamaya ülkemizin her ilinde artan bir talep olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Elbette yaz döneminde Antalya, Bodrum, Marmaris gibi tatil beldelerimizde talep üst düzeye çıkıyor. İstanbul, Ankara ve İzmir’de ise talep, mevsimsel etkiden uzak olarak, her daim yüksek.”</p>



<p><strong>Çalışan sayısının yüzde 15’ini kadınlar oluşturuyor!</strong></p>



<p>2025 yılının ilk çeyreğinde kontrat adedinin 798 bin adedi bulduğunu söyleyen <strong>Kağan Yaşa</strong>, “Bu kontrat adetlerine bakarak, rapordaki verilerin yabancı turistler de dahil ne denli geniş bir kitleye hizmet verdiğimizi doğrular nitelikte olduğunu söyleyebiliriz. Yabancı turistlerin ülkemize bu sene de ilgisinin yüksek olmasını bekliyoruz. Bu yıl turizmde arzu edilen hareketliliğin gerçekleşmesi halinde, günlük araç kiralamaya olan talep de bundan olumlu etkilenecek, dolaylı olarak sektörümüzün turizm sektörüne de katkısı artacaktır. Aynı şekilde rapora göre, kısa dönem araç kiralama sektörünün 2025 yılının ilk çeyreğinde yaklaşık 6,2 milyar TL vergi ödediği açıklandı. Sektörümüz tıpkı operasyonel araç kiralama tarafında olduğu gibi, ülke ekonomisine önemli katkı sağlamaya devam ediyor” dedi. Bu araştırmanın, sektörün genel durumu ve gelişimini ölçümleyeceğine vurgu yapan <strong>Kağan Yaşa</strong>, “Araştırma hem kısa dönem kiralama sektöründe faaliyet gösteren şirketlere kılavuzluk edecek hem de sektörün iş ortaklarına sektörün ne denli güçlü ve gelişime açık olduğunu göstererek, sektöre sundukları ürün ve hizmetleri çeşitlendirmelerini sağlayacak. Sektörümüzde 6 binin üzerinde kişi emek veriyor, bunun yaklaşık yüzde 15’i kadınlardan oluşuyor. Günlük kiralama ofislerimizde ise satış müdürü, satış danışmanı ve araç teslim görevlisi pek çok kadın var. Hepsinin de çok başarılı olduğunu söyleyebilirim.&nbsp; Grafiğin daha da iyileştirilmesi için sektör oyuncularının daha duyarlı davranması ve pozitif ayrımcılık yapması gerektiği de söylenebilir. Tabii dileğimiz o ki kadınlar tüm sektörlerde her geçen gün daha çok yer alsın” diye konuştu.</p>



<p><strong>Hasar ve kaza durumları için düzenleme şart!</strong></p>



<p>Artan dolandırıcılık vakalarının, tüketicilerin araç kiralama faaliyetine ilişkin güvenini zedelediğini belirten <strong>Kağan Yaşa</strong>, “Aynı zamanda taklidi yapılan araç kiralama kuruluşlarının da itibar kaybına da yol açmaktadır. Müşterilerimiz ve tüm araç kiralama sektörü bu durumdan olumsuz etkilenmektedir. Bu konuyu İçişleri Bakanlığımıza ve Ticaret Bakanlığımıza aktardık ve önlem alınmasını talep ettik. Bu doğrultuda olumlu gelişmeler de yaşanmaya başlandı. TOKKDER olarak Ticaret Bakanlığımız ile sektörümüze özel bir yönetmelik oluşturulması, kiralama şirketlerine yetki belgesi/ruhsat alınmasına yönelik çalışmalar yürütmekteyiz. Söz konusu yönetmeliğin hayata geçirilmesi halinde sektörümüz adına önemli bir adım daha atılmış olacaktır. Bu tür olumsuz durumlar ile karşılaşılmaması için tüketiciyi uyarmak amacıyla iletişim çalışmalarımız devam ediyor. Sayıları önemli derecede artan sahte araç kiralama sitelerine ve sosyal medya hesaplarına karşı tüketicilerin dikkatli olmasını, kiralama yaptıkları internet sitelerini kontrol etmeden işlem gerçekleştirmemelerini öneriyoruz. TOKKDER web sitesinde yer alan üyelerimizden güvenle araç kiralayabilirler. Ayrıca günlük araç kiralamalarında, motorlu aracı kiralayanın söz konusu motorlu araç ile bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda motorlu aracın sahibi olan kiralama şirketi, aracın işleteni kabul edildiğinden, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaktadır. Bu düzenleme günlük araç kiralama sektörü için büyük sorun teşkil etmektedir. Bu sorun ancak kiralamanın ‘Kiralık Araç Bildirim Sistemi (KABİS)’ ve bir sözleşme ile belgelendiği durumlarda, kısa süreli veya uzun süreli kiralama ayrımı yapılmaksızın, sözleşmede belirtilen kiralama süresi boyunca işleten sıfatının sadece aracın kiracısında olması yönünde kanuni bir düzenleme yapılması ile çözülebilecektir” dedi.</p>



<p><strong>Bölgesel gerilim yaz dönemi doluluklarını negatif etkiledi</strong></p>



<p>Yaz dönemine ait beklentilerine ilişkin de değerlendirme yapan Kağan Yaşa, “Günlük kiralamada sezonlar doluluk açısından farklılık gösterir. Talebin en yüksek noktaya ulaştığı dönem okulların kapanışı ile başlar ve ağustos ayı sonuna kadar sürer. Sonrasında yaz kiralamalarına bağlı talep düşer ve normal seviyeye döner. Bu yaz sezonu özelinde bakarsak planlamamızı, hazırlıklarımızı etkileyen bazı negatif durumlar yaşadık ve yaşıyoruz. Öncelikle artan maliyetler, uygun finansmana ulaşım zorlukları ve 2. el fiyatlarındaki göreceli düşük artış yatırım tarafında sektörü oldukça zorladı ve zorlamaya devam ediyor. Sezon girişinde yaşanan İsrail-İran gerilimi bizim sektörümüzü oldukça negatif etkiledi. Bu dönemde rezervasyon iptalleri yaşadık. Sonrasında rezervasyon akışı ve doluluk oranlarımızda, beklenen seviyeye ulaşmasa da bir düzelme oldu. Sezonun kalan kısmını değerlendirirsek beklenen doluluk oranlarına yakın seviyelerde ilerleyeceğimizi düşünüyoruz” dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Otomotiv Sanayii Derneği, 2025’in İlk 6 Aylık Verilerini Açıkladı</title>
		<link>https://www.otomobilnews.com/otomotiv-sanayii-dernegi-2025in-ilk-6-aylik-verilerini-acikladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[patron]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Jul 2025 13:05:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yan Sanayi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.otomobilnews.com/?p=19018</guid>

					<description><![CDATA[Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) 2025 yılının ilk 6 aylık dönemine ilişkin verileri açıkladı. Geçen yılın aynı dönemiyle paralel seyreden toplam üretim 706 bin 422 adet olarak gerçekleşti. Geçen yılın ilk 6 aylık dönemine göre yüzde 5 azalan otomobil üretimi ise 439 bin 101 adet oldu. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) 2025 yılının ilk 6 aylık dönemine ilişkin verileri açıkladı. Geçen yılın aynı dönemiyle paralel seyreden toplam üretim 706 bin 422 adet olarak gerçekleşti. Geçen yılın ilk 6 aylık dönemine göre yüzde 5 azalan otomobil üretimi ise 439 bin 101 adet oldu. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 722 bin 309 adet olarak gerçekleşti. Ticari araç grubunda, yılın ilk 6 ayında üretim yüzde 9, hafif ticari araç grubunda yüzde 11 artarken ağır ticari araç grubunda yüzde 13 geriledi. 2024 yılının ilk 6 aylık dönemine göre ticari araç pazarı yüzde 2, hafif ticari araç pazarı yüzde 4 artarken ağır ticari araç pazarı yüzde 8 geriledi. Yılın ilk 6 ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre, toplam otomotiv ihracatı adet bazında yüzde 8 artarken otomobil ihracatı ise yüzde 6 azaldı. Bu dönemde, toplam ihracat 530 bin 322 adet, otomobil ihracatı ise 302 bin 759 adet düzeyinde gerçekleşti. 2025’in ilk yarısında toplam pazar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artarak 629 bin 56 adetten kapandı. Bu dönemde, otomobil pazarı da yüzde 5’lik artış sağladı ve 488 bin 3 adede ulaştı.</strong></p>



<p>Türkiye otomotiv sanayisine yön veren 13 üyesiyle sektörün çatı kuruluşu konumunda olan Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), 2025 yılının Ocak-Haziran dönemine ait üretim ve ihracat adetleri ile pazar verilerini açıkladı. Buna göre, yılın ilk 6 aylık döneminde toplam otomotiv üretimi bir önceki yılın aynı dönemiyle paralel seyretti ve 706 bin 422 adet olarak gerçekleşti. Otomobil üretimi ise yüzde 5 azalarak 439 bin 101 adet olarak gerçekleşti. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 722 bin 309 adedi buldu. Yılın ilk altı aylık döneminde ticari araç grubunda üretim bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9, hafif ticari araç grubunda yüzde 11 artarken ağır ticari araç grubunda ise yüzde 13 geriledi. Bu dönemde, otomotiv sanayisinin kapasite kullanım oranı yüzde 67 olarak gerçekleşti. Araç grubu bazında kapasite kullanım oranları ise hafif araçlarda (otomobil + hafif ticari araç) yüzde 68, kamyon grubunda yüzde 56, otobüs-midibüs grubunda yüzde 63 ve traktörde yüzde 42 seviyesinde gerçekleşti.</p>



<p><strong>İlk 6 ayda ihracat 20 milyar dolara ulaştı!</strong></p>



<p>Yılın ilk altı aylık döneminde otomotiv ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre adet bazında yüzde 8 artarak 530 bin 322 adet olarak gerçekleşti. Bu dönemde otomobil ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6 düşüş kaydederken, ticari araç ihracatı ise yüzde 32 oranında arttı. Traktör ihracatı ise 2024 yılının aynı dönemine göre yüzde 37 azalarak 5 bin 269 adet olarak gerçekleşti. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, toplam otomotiv sanayi ihracatı, 2025’in ilk altı aylık döneminde yüzde 17,6 ile sektörel ihracat sıralamasında ilk sıradaki yerini korudu. Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) verilerine göre, ilk altı aylık dönemde toplam otomotiv ihracatı 19,7 milyar dolar oldu. Aynı dönemde otomobil ihracatı ise yüzde 12 artışla 5,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde, dolar bazında ana sanayi ihracatı yüzde 15, tedarik sanayi ihracatı ise yüzde 7 oranında arttı.</p>



<p><strong>Toplam pazar ilk 6 ayda 629 bin adedi aştı!</strong></p>



<p>2025’in ilk yarısında toplam pazar, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artarak 629 bin 56 adet düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde, otomobil pazarı da yüzde 5 oranında artış sağladı ve 488 bin 3 adet oldu. Ticari araç pazarına bakıldığında ise yılın ilk altı ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla toplam ticari araç pazarı yüzde 2,&nbsp; hafif ticari araç pazarı yüzde 4 büyürken ağır ticari araç pazarında yüzde 8 gerileme yaşandı. 2025 yılı Ocak-Haziran döneminde otomobil satışlarındaki yerli araç payı yüzde 29, hafif ticari araç pazarında yerli araç payı ise yüzde 20 olarak gerçekleşti.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
